DeMonica Amerson'a 2001 yılında görme sinirlerinde iltihaplanma şikayetleri ve omurilik sıvısı testinin ardından multipl skleroz (MS) teşhisi kondu. Ailesinde benzer bir hastalık öyküsü bulunmayan Amerson, bu tanıyla hayatının altüst olduğunu yaşadı. Yıllar boyunca günlük iğnelerden aylık infüzyonlara uzanan zorlu tedavilerden geçti.

Okul yöneticiliği yapan ve iki çocuk sahibi olan Amerson, zaman zaman yaşadığı atakları MS'in doğal seyrine bağladı. Doktorlar da bu süreçte tanıyı sorgulamadı.

2019'daki atak süreci değiştirdi

Amerson, 2019 yılında bacaklarında uyuşma ve aşırı halsizlikle kendini gösteren büyük bir atak geçirdi. Acil serviste göz basıncı ve kusma şikayetleri yaşayan hasta, hastaneye kaldırıldı. Nöbetçi nörolog tarafından yapılan özel bir kan testi, hastalığın seyrini değiştirdi.

Uzmanların gerçekleştirdiği kapsamlı takip tetkikleri, Amerson'un hiçbir zaman MS hastası olmadığını ortaya koydu. Hastalığın, merkezi sinir sistemini ve optik sinirleri hedef alan nadir bir otoimmün rahatsızlık olan nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu (NMOSD) olduğu belirlendi.

Yanlış teşhis riski azımsanmıyor

Uzmanlar, MS belirtilerinin geniş bir yelpazeye yayılması ve tek bir kesin kan testinin bulunmaması nedeniyle yanlış teşhis riskinin düşük olmadığına dikkat çekiyor. Geniş kapsamlı araştırmalara göre MS tanısı alan hastaların yüzde 15 ila 20'si aslında farklı rahatsızlıklara sahip.

Ünlü oyuncu Christina Applegate'in de yaklaşık beş yıl boyunca yanlış MS teşhisi aldığını açıklaması, konuyla ilgili farkındalığı artırdı. Bu gelişme, doğru teşhisin hayat kalitesi üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.