BM Komisyonu, İsrail'in saldırıları ve ablukası altındaki Gazze ile işgal altındaki Filistin topraklarına dair son raporunu yayımladı. Raporda, İsrail'in bölgede savaş suçlarının yanı sıra imha, zulüm, işkence, tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimlerini kapsayan insanlığa karşı suçlar işlediği belirtildi.

Gazze'de soykırım değerlendirmesi

Rapora göre Gazze'de Filistinli siviller kasten hedef alındı ve soykırım eylemleri sürdürülmeye devam ediyor. Raporda şu ifadeye yer verildi: "Gazze'de İsrailli yetkililer ve güçlerin Filistin halkını kısmen veya tamamen yok etme kastıyla sözde ateşkes anlaşmasından sonra dahi soykırım niteliğindeki eylemleri sürdürdükleri tespit edildi." Rapor, devlet aktörlerinin gerçekleştirdiği öldürme eylemleri ile bedensel ve zihinsel zararlara odaklanıyor.

Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, İsrail'in Gazze'deki toprak kontrolünü genişletmesinin Sarı Hat'a yaklaşan veya bu hattı geçen Filistinli sivillerin öldürülmesine ve yaralanmasına yol açmaya devam ettiğini söyledi. Muralidhar'a göre İsrail mümkün olan en geniş araziyi ele geçirirken Filistin nüfusunu en aza indirmeye çalışıyor. Bu çabanın kaynağı İsrail'in sömürgeci politikaları ile tarihsel uygulamalar ve eylem kalıpları.

Batı Şeria'da kötüleşen durum

Raporda, işgal altındaki Batı Şeria'daki durumun 7 Ekim 2023'ten bu yana ciddi biçimde kötüleştiği vurgulandı. Hava saldırılarında can kaybının belirgin biçimde arttığı, 2008 ile 6 Ekim 2023 arasında 6 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 7 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 arasında ise bu saldırılarda 254 Filistinlinin öldüğü belirtildi. Komisyon, Filistinlilerin milliyetleri, ırkları, etnik kökenleri, cinsiyetleri ve yaşları nedeniyle hedef alındığı sonucuna vardı.

İşkence, üreme sağlığına yönelik şiddet, tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimlerinin Batı Şeria'daki sivillere yönelik daha geniş saldırının parçası olduğu kaydedildi. Cinsel şiddetin Filistin halkını yerinden etmek, boyun eğdirmek ve istikrarsızlaştırmak için kullanıldığı ifade edildi. Raporda ayrıca İsrail güçlerinin Batı Şeria'da da çocukları kasten öldürdüğü, onların fiziksel ve zihinsel sağlığına ciddi zarar verdiği ve böylece yaş temelli bir zulüm uyguladığı değerlendirmesi yer aldı.

Yerinden edilmeler ve koordineli saldırı tespiti

Ocak 2025'ten bu yana yapılan saldırıların, 1967'den bu yana Batı Şeria'da en fazla sayıda Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtığı belirtildi. Ağustos 2026 itibarıyla 34 bin 176 Filistinlinin yerinden edilmek zorunda kaldığı kaydedildi.

Rapora göre İsrail, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da sivillere karşı yaygın ve sistematik bir saldırı yürüttü. Bu saldırılara, Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddeti de eşlik etti. Raporda İsrail makamlarının tutumunun, saldırıların ve toprak gasbeden İsraillilerin şiddetinin Filistinlilere yönelik koordineli bir saldırının parçası olduğu da belirtildi.

Muralidhar, Filistinli sivillerin kasten öldürülmesinin ve yaralanmasının, evlerin yıkılmasının ve İsrail'in sorumluluğu ısrarla reddetmesinin, Filistinlileri yok etmeye, yerlerinden etmeye ve yaşamayı imkansız kılan koşullar dayatmaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu söyledi. Muralidhar ayrıca İsrail'in, Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme hakkını kullanmaya yönelik her türlü somut girişimi engellediğini kaydetti.