Ankara 15. İdare Mahkemesi, bir matematik öğretmeninin norm fazlası olarak belirlenmesine ilişkin iki idari işlemin yürütmesini durdurdu. Mahkeme, 2 Kasım 2026 tarihli kararında, okulun norm kadro hesabındaki hatanın öğretmenin durumunu etkilediğini belirtti. Karar oybirliğiyle verildi.
Ankara'daki bir Anadolu lisesinde görev yapan öğretmen, norm fazlası sayılmasına yönelik itirazının reddedilmesi ve okuluna başka bir matematik öğretmeninin atanması üzerine Ankara Valiliğine karşı dava açtı. E. 2026/1505 sayılı dosyada verilen karar, 4 Kasım 2026 tarihinde Türk Eğitim-Sen tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Ders yükü bilgisi yanlış işlendi
Mahkemenin incelemesine göre okulun Ekim 2025 dönemindeki matematik ders yükü 151 saat olarak belirlendi. Buna karşın 14 Ekim 2025 tarihli norm kadro çizelgesine bu değer 160 saat olarak işlendi. Yanlış bildirilen 160 saatin matematik branşına değil, Türk Dili ve Edebiyatı alanına ait olduğu tespit edildi.
Bu hesaplama nedeniyle okulun matematik öğretmeni norm kadrosu 7'den 8'e yükseltildi. Oluşturulan ilave kadroya başka bir öğretmen atandı ve söz konusu öğretmen 16 Ocak 2026 tarihinde görevine başladı. Davacı öğretmen 3 Şubat 2026'da okul müdürlüğüne dilekçe vererek hatanın giderilmesini istedi. Okul yönetimi iki branşa ait ders saatlerinin karıştırıldığını kabul etti, ancak başvuru norm güncelleme sürecinin tamamlanması ve hatanın norm sayısına etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.
25 Ağustos 2026'daki güncellemede matematik branşının ders yükü 156 saat olarak hesaplandı ve öğretmen normu yeniden 7 oldu. Okuldaki sekiz matematik öğretmeni arasında hizmet puanı en düşük olan davacı, norm kadro fazlası durumuna düştü. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğretmenin itirazını 4 Eylül 2026'da reddetti; uyuşmazlık bunun üzerine idari yargıya taşındı.
Mahkemenin gerekçesi
Mahkeme, ilk çizelgede doğru ders yükü kullanılsaydı sekizinci matematik öğretmeni için kadro oluşmayacağını değerlendirdi. Kararda, idarenin hatalı işleminin sonuçlarının öğretmen aleyhine uygulanamayacağı belirtildi. İşlemlerin hukuka açık biçimde aykırı olduğuna hükmedilirken, öğretmenin görev yerinin değişmesi ihtimali giderilmesi güç zarar kapsamında ele alındı. Bu gerekçelerle her iki işlem hakkında teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
Ankara Valiliği savunmasında, atama işlemine karşı öngörülen 60 günlük dava açma süresinin geçtiğini, davacının dava açma menfaatinin bulunmadığını ve 2026 yılındaki norm hesabının objektif kriterlere dayandığını ileri sürdü. Mahkeme, dava süresi ve dava açma ehliyetine ilişkin itirazları kabul etmedi.
Kararın kapsamı ve başvuru yolları
Yürütmeyi durdurma kararı, işlemlerin kesin olarak iptal edildiği anlamına gelmiyor; mahkeme henüz uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai hükmünü açıklamadı. Karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden başlayarak 7 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebiliyor. Kararın kapsamı davanın tarafları ve uyuşmazlık konusu işlemlerle sınırlı olduğundan, diğer norm fazlası öğretmenler açısından doğrudan uygulanacak genel bir hüküm niteliği taşımıyor.
Norm kadro hesaplamalarında hata bulunduğunu düşünen öğretmenler, okul yönetiminden ders yükü ve norm bilgilerini talep edebiliyor. Taslak normun bildirilmesinin ardından okul yönetimine yazılı itiraz yapılabiliyor. Düzeltme yapılmaması durumunda Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik kapsamında 10 gün içinde üst makama başvurulabiliyor. İdari itirazın reddi halinde yargı yolu açık bulunuyor.
Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında norm fazlası öğretmenlerin yer değiştirme işlemlerinde öncelikle bulundukları ilçe, ardından ilçe grubundaki okullar esas alınıyor. Tercihli atamalarda hizmet puanı üstünlüğü uygulanırken, yerleştirilemeyen veya tercih yapmayan öğretmenlerin resen atamalarında düşük hizmet puanından başlanıyor.