AGİT Genel Sekreteri görevini yürüten eski Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, BM Genel Sekreterliği adaylığı için sunulan başvuru dosyasına eklenen vizyon belgesinde izleyeceği politikaları ve öncelikli alanları ortaya koydu. Belge, uluslararası barış ve güvenlik, sürdürülebilir kalkınma, yeni teknolojiler ve BM reformu gibi başlıkları kapsıyor.

Sinirlioğlu, BM'nin gelecek nesilleri savaşların yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla kurulduğunu hatırlattı. Örgütün barışın tesisi, ekonomik ve sosyal kalkınmanın desteklenmesi ve evrensel insan haklarının geliştirilmesi bakımından dünyanın en önemli uluslararası platformu olduğunu belirtti. Uluslararası barış ve güvenliğin daha önce görülmemiş düzeyde baskı altında bulunduğunu, dünyanın çeşitli bölgelerindeki savaşların toplumları ve ülkeleri yıkıma uğrattığını kaydetti.

Diyalog ve önleyici diplomasi vurgusu

Sinirlioğlu, 40 yılı aşkın diplomasi deneyiminin kendisine BM'nin insanlığı barış, refah ve insan onuruna yakışır bir geleceğe yönlendirebileceğini gösterdiğini ifade etti. Adaylık gerekçesini, BM'nin vazgeçilmez olduğuna inanmasına dayandırdı. Bunun nedenini ise örgütün kusursuz olması değil, başka hiçbir kurumun onun evrensel meşruiyetine, ülkeleri bir araya getirme gücüne ve ahlaki sorumluluğuna sahip olmaması şeklinde açıkladı.

Güvensizliğin hâkim olduğu ortamda diplomasinin gerilimleri azaltmak ve riskleri yönetmek için hâlâ en güçlü araç olduğuna dikkat çeken Sinirlioğlu, iletişim kanallarının açık tutulması ve kapanmış kanalların yeniden açılması gerektiğini söyledi. Fikir ayrılığı yaşanan taraflarla diyalog kurmanın taviz değil sorumluluk olduğunu vurguladı. BM'nin erken uyarı, arabuluculuk, barış inşası ve bölgesel ortaklarla iş birliği alanlarındaki kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini de aktardı. Barış güçlerinin ise sürekli gözden geçirme ve reformlarla esnek, etkili ve duyarlı kalması gerektiğini belirtti.

Teknoloji, gıda güvenliği ve kalkınma

Sinirlioğlu, yapay zeka, biyoteknoloji, siber güvenlik ve uzay gibi dönüşümsel teknolojilerin risklerin yanı sıra önemli fırsatlar da sunduğunu belirtti. BM'nin insan haklarını, uluslararası barış ve güvenliği ve ortak refahı korurken, güvenliği destekleyen ve yenilikçiliği teşvik eden küresel yönetişim çerçevelerinin oluşturulmasına yardımcı olması gerektiğini söyledi.

Gıda güvenliği konusunda Karadeniz Tahıl Girişimi'ne işaret eden Sinirlioğlu, bu girişimin BM'nin zamanında ve etkili adımlarla somut sonuç alma kapasitesini gösterdiğini kaydetti. Örgütün küresel gıda güvenliğinde öncü rol oynamayı sürdürmesi gerektiğini ifade etti. En az gelişmiş ülkeler, kara ile çevrili gelişmekte olan ülkeler ve gelişmekte olan küçük ada devletlerinin karşılaştığı yapısal sorunların aşılmasına yönelik çabaların güçlendirilmesini de istedi.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin insanlığın ortak yol haritası olmayı sürdürdüğünü belirten Sinirlioğlu, ilerleme için uluslararası ortaklıkların yenilenmesi, yenilikçi finansman, bilimsel iş birliği ve pratik yardımların gerekli olduğunu söyledi. Eşitsizliklerin azaltılmasını kalıcı barış ve istikrar için kritik gören Sinirlioğlu, kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesini ve gençlerin karar alma süreçlerine anlamlı katılımını da öncelikler arasında saydı.

BM'nin yeniden yapılandırılması

Sinirlioğlu, BM'nin daha çevik, şeffaf, dijital yetkinliğe sahip, mali açıdan sorumlu ve hesap verebilir hale gelmesi gerektiğini belirtti. Kaynakların ölçülebilir etki yaratacak şekilde yönlendirilmesi, karar almanın kanıtlara dayanması ve hesap verebilirliğin liderliğin her kademesinde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeniden yapılandırmanın, yatırımların verimliliğini artırırken örgütün temel yetkinliklerinden, uzmanlığından ve operasyonel kapasitesinden ödün vermemeyi gerektiren hassas bir denge olduğunu kaydetti.