Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir kamu görevlisine "çakal" dediği için hakaret suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki hükmü hukuka aykırı bularak bozdu. Daire, söz konusu ifadenin rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı olduğunu, ancak hakaret suçunun unsurlarını taşımadığını kaydetti.
Olayın ve yargılamanın seyri
Dairenin kararına göre olay, İzmir'de kimliği polis tarafından sorgulanan bir kişi ile polis arasında çıkan tartışmayla başladı. Polise yönelik "çakal" sözcüğünü kullanan kişi hakkında hakaret suçundan dava açıldı.
Yargılamayı yürüten İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında sanığa 6 ay hapis cezası verdi. Sanığın istinaf başvurusu ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince reddedildi.
Sanık bunun üzerine, yeterli inceleme yapılmadan, hafifletici nedenler ve tahrik hükümleri gözetilmeden karar verildiğini öne sürerek cezayı temyiz etti.
Yargıtay'ın gerekçesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, temyiz başvurusunu yerinde bularak sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu. Daire üyelerinden biri, "çakal" sözcüğünün hakaret sayılması gerektiği yönünde karşı görüş bildirdi.
Kararda, hakaret suçunun oluşması için kişilerin onur, şeref ve saygınlığının hedef alınması gerektiği, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik gerçekleşmesinin aranacağı vurgulandı. Bir eylemin aşağılayıcı olup olmadığının bazı durumlarda göreceli olduğu, zamana, yere ve duruma göre değişebileceği de belirtildi.
Kararda, "Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir." değerlendirmesine yer verildi. Bu çerçevede, yargılama konusu olayda hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı kaydedildi.