Birleşmiş Milletler destekli yeni bir rapora göre dünyanın buzlu bölgeleri tehlikeli bir erime sürecinin içinde. Raporda, kaçınılmaz görülen bir aşım döneminin ardından küresel ısınmanın 1 derecenin altına indirilmesi gerektiği vurgulandı. Kar ve buzdaki kalıcı ve yaygın kayıp, Paris İklim Antlaşması'nın 1,5 derecelik hedefinin 2 veya 3 dereceye kadar aşılmasının yönetilebileceği ya da acil emisyon kesintilerine tercih edilebileceği yönündeki görüşü çürütüyor.

Rapor, Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi ile Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın bir araya getirdiği 80 bilim insanı tarafından hazırlandı. Gezegenin sanayi öncesi döneme göre 1,3 derece ısındığı belirtilen metinde, emisyonların sınırlandırılamaması ve doğanın korunamaması nedeniyle bir miktar aşımın kaçınılmaz olduğu değerlendirmesi yer aldı. Uzmanlar, sıcaklıkların bu eşiğin üzerinde kaldığı sürenin olabildiğince kısa olması gerektiğini, uzun vadeli ısınmanın ise ideal olarak 2150 yılına kadar 1 derecenin altına çekilmesi için atmosferden yeterli miktarda karbonun uzaklaştırılmasının şart olduğunu ifade etti.

Mevcut politikaların olası sonuçları

Raporda, mevcut politikalar altında beklenen ve yaklaşık 3 derecelik zirve sıcaklıklara ulaşan yüksek aşımın yüzeye yakın permafrostun neredeyse tamamını eritebileceği kaydedildi. Aynı senaryoda okyanus dolaşımında ciddi ve muhtemelen ani bozulmalar yaşanabileceği, yaygın asitlenmenin de ortaya çıkacağı belirtildi. En son araştırmalar, deniz buzunun daha önce düşünülenden daha yavaş toparlandığını gösteriyor.

Grönland ve Antarktika buz örtüleri bugün 1990'lara göre yaklaşık altı kat daha hızlı eriyor. Bilim insanlarına göre aşımın kısa sürmesi ve sıcaklığın 1,5 dereceye dönmesi halinde bile bu örtüler buz kaybetmeye devam edecek. Kutup buz örtüleri için güvenli ve uzun vadeli sınırın 1,0 dereceye çok daha yakın, hatta muhtemelen daha düşük olduğu vurgulandı. Sıcaklıklar 1,5 dereceye düşürülse dahi buzul erimesinin deniz seviyesini yükseltmesi ve su güvenliğini tehdit etmesi gibi hasarların büyük bölümü kalıcı olacak.

Bölgesel tahminler ve uyarılar

Rapora göre 2,8 derecelik ısınmayla sonuçlanacak mevcut politikalar, Rocky Dağları, Alpler, İzlanda ve İskandinavya'daki buzul kütlesini yüzde 10'un altına düşürecek. Isınma 1,5 derece ile sınırlandırılırsa bu kütlenin yaklaşık yüzde 20 ila 35'i korunacak. Buzulların insanlığın yaklaşık dörtte biri için su kaynağı olduğu Hindu Kush Himalayalarında ise mevcut politikalar buz kütlesinin yalnızca yüzde 41'ini bırakacak; 1,5 derecelik sınırla bu oran yüzde 83 olacak. Uzun vadeli ısınma 0,8 dereceye indirilse bile, tarihsel ısınmaya hâlâ tepki veren buzullar yüzlerce yıl içinde hacimlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 70'ini koruyabilecek.

Raporun başyazarı ve Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi'nde buzulbilimci olarak görev yapan James Kirkham, kriyosferin iklim sisteminin en hassas bileşenlerinden biri olduğunu ve kaybının sonuçlarının tüm gezegeni etkilediğini söyledi. Kirkham, bu yıl Nepal-Çin sınırında kayıtlara geçen en büyük ve en ölümcül buz ve kaya çığlarından birinin yaşandığını, olayın binlerce kişinin ölümüne yol açtığını ve Nepal'in gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 10'una eşdeğer hasar bıraktığını belirtti. İsviçre'nin son beş yılda buzul buzunun yüzde 20'sini kaybettiğini, önümüzdeki on yılda ise dünya genelinde her yıl binlerce buzulun yok olmasının beklendiğini de ekledi. Kirkham'a göre devrilme noktaları aşıldığında bu sistemlerin çoğunun toparlanması yüzyıllar, hatta binyıllar alabilir.

Rapor, dünya liderleri ve diplomatların 31. yıllık COP iklim konferansı için Türkiye'de toplandığı döneme denk geldi. Geçen ay yayımlanan bir Birleşmiş Milletler Çevre Programı raporu ise sıcaklıkların sanayi öncesi dönemin 1,7 derece üzerine çıkmasını önlemek için emisyonların 2030'a kadar yüzde 18, 2035'e kadar yüzde 45 azaltılması gerektiğini ortaya koymuştu.

Climate Analytics CEO'su Bill Hare ise buz örtülerinin, deniz buzunun ve dağ buzullarının insan ölçeğinde geri döndürülemez biçimde kaybedildiğini, bunun iklim etkilerini uyum sınırlarının ötesine taşıdığını söyledi. Hare, iklim eylemini zayıflatan her hükümet bakanı ve fosil yakıt yöneticisinin bu rapora bakarak eylemlerinin dünyayı nasıl temelden tahrip ettiğini görebileceğini kaydetti.