Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Kozinoğlu'nun mezarından alınan örneklerin incelenmesinin ardından Adli Tıp Kurumu 1'inci İhtisas Kurulu raporu Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.
Raporda öne çıkan tespitler
Raporda, Kozinoğlu'nun travmatik etkiyle öldüğüne ya da zehirlenerek hayatını kaybettiğine dair tıbbi delil bulunmadığı kaydedildi. Ölümün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği ifade edildi.
Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi'nin incelemelerinde, mezardan alınan örneklerdeki kemik ve diş incelemelerinde göğüs kemiği ile kaburgalarda kırıklar tespit edildi. Bu kırıkların, hastanede kalbi yeniden çalıştırmak amacıyla yapılan yeniden canlandırma işlemi sırasında oluşmuş olabileceği değerlendirildi.
Antimon bulgusu ve soruşturmanın seyri
FETÖ'nün Ergenekon kumpasında tutuklanıp cezaevinde hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun mezarında 15 yıl sonra yapılan incelemede, toprakta bulunmayan ancak saç, tırnak ve kemik dokularında yüksek miktarda antimon saptanmıştı. Bu bulgular, zehirlenme şüphesini yeniden gündeme getirmişti.
Periyodik tabloda Sb sembolüyle gösterilen antimon; sanayi tesislerinden madenlere, akü üretiminden seramik sektörüne kadar birçok alanda kullanılıyor. Madde, özellikle toz ve duman halinde solunduğunda sağlık açısından risk oluşturuyor. Yüksek dozda ya da uzun süreli maruziyetin solunum sisteminden kalp, karaciğer ve böbreklere kadar farklı sağlık sorunlarına yol açabildiği belirtiliyor.
Soruşturmada bugüne kadar 30 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 9 şüpheli tutuklandı. Tutuklananlar arasında eski MİT görevlisi Enver Altaylı da bulunuyor. Altaylı hakkında "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklama kararı verilmişti.
Başsavcılıktan itiraz
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporundaki iki değerlendirmeye itiraz edeceği bildirildi. Başsavcılık, ölümün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği yönündeki sonucun ve zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil bulunmadığı değerlendirmesinin Adli Tıp Genel Kurulu'nda ele alınmasını isteyecek.
Başsavcılık, öldürücü maddelerin varlığı tespit edilmesine rağmen bu bulguların neden zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil olarak değerlendirilmediğinin raporda yeterince açıklanmadığını belirterek ilgili maddeye itiraz edecek.