Rekabet Kurumundan Küle, fındık piyasasına yönelik yürüttükleri çalışmaları değerlendirdi. Fındığın Türkiye'nin iç ve dış ticareti açısından stratejik bir ürün olduğunu belirten Küle, ülkenin dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini karşıladığını hatırlattı. Başta Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce olmak üzere Karadeniz'de yaklaşık 400 bin ailenin geçimini doğrudan bu üründen sağladığını ifade eden Küle, fındığın ekonomik boyutunun yanı sıra sosyal ve insani boyutuyla da kurum için kırmızı çizgi olduğunu söyledi.

Ferrero'nun taahhütleri izleniyor

Küle, kurumun pazardaki adil ve etkin rekabeti korumak için sahada olduğunu, yalnızca şikâyet beklemeyip resen sektör incelemeleri başlattığını kaydetti. Fındık alım pazarının en büyük alıcısı Ferrero'nun hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiaları üzerine 2023-2024 yıllarında soruşturma yürütüldüğünü anlatan Küle, süreçte şirketin taahhüt başvurusunda bulunduğunu belirtti. Rekabet Kurulunun, bu taahhütlerin mevcut rekabet endişelerini gidereceği sonucuna vardığını söyledi.

Şirketin 2024, 2025 ve 2026 fındık alım sezonlarını kapsayan taahhütlerinin kabul edilerek bağlayıcı hale getirildiğini hatırlatan Küle, Ferrero'nun adımlarının ve taahhütlere uyumunun anbean izlendiğini bildirdi. Şirketin taahhütlere uymadığının ya da bunları dolanarak çiftçiyi mağdur ettiğinin tespit edilmesi halinde çok ağır idari para cezası gündeme geleceğini vurguladı.

Yerel fiyat anlaşmalarına para cezası

Küle, sektörün Ordu'dan Giresun'a, Düzce'den Trabzon'a tüm üretim havzalarında, köydeki alımdan fabrikaya kadar takip edildiğini söyledi. Teşebbüslerin 2024'te kendi aralarında anlaşarak alım ve satım fiyatlarını belirlediği iddiasıyla iki ayrı soruşturma yürütüldüğünü anımsatan Küle, uzlaşma sonunda Trabzon'daki 21 ve Düzce'deki 10 teşebbüse para cezası uygulandığını açıkladı. Yerel düzeyde de olsa üreticinin fiyatını belirlemek için bir araya gelinmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.

Sezonun başlamasıyla fiyatların serbest ve adil biçimde oluşup oluşmadığını denetlemek için eylülde sektör genelinde ön araştırma başlatıldığını belirten Küle, Karadeniz'in batısından doğusuna başlıca teşebbüslerde kapsamlı yerinde incelemeler yapıldığını aktardı. Elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda, pazarın önde gelen 6 büyük teşebbüsü hakkında ciddi rekabet ihlali şüphesiyle 22 Ekim'de soruşturma açıldığını duyurdu.

Soruşturmada iki temel soru

Küle, soruşturmada iki temel şüphenin üzerine gidildiğini belirtti. Birincisi, pazarın en büyük alıcısı ile yerel ve orta ölçekli alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik bir bağlantı olup olmadığı, yani yerel alıcıların büyük alıcının yönlendirmesiyle fiyatları baskılayıp üreticiyi ucuza satışa zorlayıp zorlamadığıydı. İkincisi ise birbiriyle rekabet etmesi gereken alıcıların gizlice anlaşarak ortak fiyat belirleyip belirlemediğiydi.

Soruşturmadan temel beklentilerinin, fındık fiyatlarının masa başı anlaşmalarla değil, adil ve serbest rekabet ortamında piyasanın doğal akışı içinde oluşması olduğunu söyleyen Küle, çiftçilerin yalnız olmadığını vurguladı. Fındığın gerçek değerini bulması ve 400 bin ailenin emeğinin karşılığını alması için tüm yasal araç ve yetkilerin sonuna kadar kullanılacağını belirtti. İncelemeler sırasında çiftçiyi mağdur eden ilave teşebbüsler tespit edilirse bunların da tereddütsüz soruşturmaya dahil edileceğini kaydetti.