MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım 2026'da yaptığı açıklamada, 100 İl 1000 İlçe Projesi çerçevesinde Türkiye'de 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını öngördüklerini bildirdi. Projeyle toplam il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e çıkarılması hedefleniyor. Çalışma, ülkenin mevcut idari yapısında değişiklik yapılmasını içeriyor.
Değerlendirmede hangi ölçütler esas alınacak?
Bahçeli, il statüsü kazanacak ilçelerin belirlenmesinde nesnel ölçütlerin dikkate alınacağını ifade etti. Başlıca kriterler arasında nüfus, gelişme potansiyeli, coğrafi konum, kamu hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve stratejik konum yer alıyor. Aday ilçelerin tek bir ölçüte göre değerlendirilmeyeceğini belirten Bahçeli, istatistiki verilerle birlikte sosyopolitik ve sosyoekonomik şartların da ele alınmasının öngörüldüğünü kaydetti.
İl olabilecek ilçelerin doğrudan MHP tarafından belirlenmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, ilgili devlet kurumlarının ölçütler doğrultusunda oluşturacağı mutabakatın ardından kararı TBMM'nin vereceğini açıkladı. Objektif kriterlere göre il olması değerlendirilen ilçeler ile ilçe olabilecek beldeler için ilerleyen dönemde bir kanun teklifinin gündeme getirilebileceğini de aktardı.
Yeniden yapılanmanın gerekçeleri
Bahçeli, Türkiye'nin hedefleriyle uyumlu bir idari sistem ve kamu yönetimi oluşturulması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından nüfus, demografik yapı, şehirleşme, ekonomik ve sosyal gelişmeler ile teknolojik değişimlerin yeni idari ihtiyaçlar doğurduğunu ifade etti. Çalışmada 2017 anayasa değişikliği sonrasında ortaya çıkan idari yapı ihtiyaçlarına da yer verildi.
Yeni teknolojilerin yönetim sistemine dahil edilmesi, kurumların görev ve sorumluluklarındaki değişim, yetki çatışmalarının önlenmesi ve yeni kamusal faaliyet alanları da yeniden yapılanmanın gerekçeleri arasında sayıldı. Merkezi yönetimden taşra teşkilatlarına, bürokrasiden mahalli idarelere uzanan alanlarda kanuni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğu belirtildi.
Beş ana ilke
Bahçeli, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yönetim yapısına ilişkin çalışmalar kapsamında beş ilkeye işaret etti. Bunlar arasında yasama, yürütme ve yargı arasında denge ve uyum ile kamu yönetiminde şeffaflık, verimlilik ve liyakat yer aldı. Hukuki çerçevesi belirlenmiş yetki ve meşruiyet, adalet ve hakkaniyet ile güven ve refah anlayışı da açıklanan esaslar arasındaydı.
Projenin, merkezi idarenin işleyişinin geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin hizmet kapasitesinin artırılması amacıyla yeniden gündeme getirildiğini belirten Bahçeli, kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi. Düzenlemelerin temelinde idarede bütünlük, hizmette etkinlik, kurumsal kapasitenin artırılması ve devlet organlarının verimli işleyişinin bulunduğunu kaydeden Bahçeli, projeyi Türk ve Türkiye Yüzyılı kapsamında oluşturulan idari vizyonun bir parçası olarak tanımladı.